-
Bir, bölgeyi kapatın. İki, enkazı kontrol edin.
واحد،أمن المنطقة إثنان،سيطر على الحطام
-
- Ama durum kontrol altında, değil mi? - Sayılır.
لكن المنطقة تحت السّيطرة نوعاً ما
-
Fikir, cepheler arasındaki bölgeye egemen olmaktı.
كانت الفكرة هي السيطرة على المنطقة العازلة
-
Böylelikle uyuşturucu satıcıları buralardan satışlarına devam edebilecekti.
سمح لتجار المخدرات بالسيطرة على المنطقة
-
Darby Charming'i istiyor.
"يريد (داربي) السيطرة على منطقة "شارمينغ
-
Kara kalpli bir caninin, Aventine Kolozyumunun kontrolünü eline aldığını konuşuyorlardı.
يَقُولونَ ان وغدا شريراً سيطرَ على المنطقه
-
Güvenlik güçleri onları durdurmada zorluk çekiyor.
فقدت الشرطة السيطرة على منطقة نهر هان
-
İstediğimiz gibi hem ülkeyi, hem bölgeyi yönetiriz.
، يـُمكننا إدارة هذه الأرض ! والسيطرة على المنطقة
-
Fransız imtiyaz bölgesine karşı gelmeye cesaret edemezler.
لن يجرؤ للسيطرة .على منطقة الإمتياز الفرنسية
-
- Her şey çığırından çıktı. - Mantıklı bence.
.الأمور خرجت عن السيطرة - .شيء منطقي -